Kısa kısa yazmayı deneyelim, alıştırma olsun. İyi şeyler yazalım dün için mesela.
Oğlumla kameralı konuştuk. Kedileri gösterdi. Çok çalışıyor, yorgun görünüyor, biraz daha kilo vermiş, iyi olmuş. Özledik birbirimizi çok. Önümüzdeki ay yanlarına gideceğim inşallah. Sarılır, kokusunu içime çekerim.
Bir süredir sabah bir saatlik tempolu yürüyüş ve hatha yoga çalışması yapıyordum. Fakat kolumda, özellikle dirsek bölgesinde geçmeyen bir ağrı olunca başka bir şey deneyeyim dedim. Youtube’ da aktifizyo diye bir kanal var, bizim yaşımızdakiler kesin bilir :) Oradaki yarım saatlik yürüyüş, ayrıca kol ve bel egzersizlerini yapmaya başladım. İki gecedir de yatmadan önce bir kas gevşetici içiyorum. Ağrı geçti. İnat etmeyip içeceksin ilacını işte güzel kardeşim.
Ramazan’ın iyi taraflarından biri de Pazar günü boş olan sokaklar. Dün İstiklal’e çıktım. Hafifçe yağmur sepeliyordu. Yapı Kredi’de Islık Çalan Hafıza sergisini gezdim. Tüm vandallara tükürdüm içimden. Nasıl bir kötü kalp binlerce yıllık eseri kırar döker, yok eder. Ah!
Casa Botter’de “Sevgilerle Bedir Rahmi Eyüboğlu” sergisini gezip Şişhane’den metro ile eve döndüm. Yemekten sonra canın hafif bir şeyler izlemek istedi, YouTube’da 1973 Zaman Makinesi diye bir film buldum. İyiydi, tam aradığım şeydi. Ben Kirke’yi dinleyerek uyudum.
Bu sabah şu şarkıyı söyleyerek uyandım. Kendisi yürüyüş listemin nadide bir parçası.
Yorumlar
Yorum Gönder