Evde oturan erken ölür

 Bu sabah kendi kendime konuşarak uyandım. Sana bir sürprizim var. Güzel bir sürpriz. Bunu bana birisi mi söyledi ben kendime mi söylüyordum emin değilim ama cevabımdan eminim: Sürpriz mürpriz istemiyorum!

Sürprizin ne olduğunu uyanır uyanmaz anladım. Kaç gündür erken kalkacağım diye kendi kendime söz verip uyanamıyordum, bugün başarmışım. Fakat maalesef bu başarıyı irademe değil dün gece içtiğim kas gevşeticinin yan etkilerine borçluydum. Uzatmayayım en sevimsiz halimle kahvemi sigaramı içtim, Sabah rutinlerimden sadece yazmayı bir de oyun oynamayı canım çekti. Yürüyüş, egzersiz filan hak getire. Hafif bir kahvaltı yapıp tekrar uzandım. Nemrut nemrut kitap okudum.

Hava güneşliydi ve bugün için planım küçük bir Eyüp turu yapmak, Akmanoğlu fırınının şahane lezzetlerinden tatmak, ardından Feshane’deki sergiyi gezmekti. Halsizlik, suratsızlık ay gidemem, gitçem işte ikilemleriyle Uğultulu Tepeler’i izledim, içime fenalık geldi. Sonunda yerimden fırlamamla hazırlanıp evden çıkmam bir oldu. Yerimden kalktıktan on beş dakika sonra köşeden minibüse binip yola revan olmuştum bile. İyi ki de çıkmışım, güzel güneşli bir havada aklımdan geçen her şeyi yaptım, üstüne de Haliç boyunca yürüdüm. 

Şimdi ne kolum ağrıyor ne karnım. 

Evde oturan erken ölür lafımı bir kez daha doğruladım bugün. Bana sokak iyi geliyor, te o ka!

Yorumlar

  1. Bazen öyle oluyor ,iş evden çıkmakta ondan sonrası güzel..

    YanıtlaSil
  2. Kesinlikle haklısınız. Evden çıkma kısmını atlatınca gerisi ohh mis.

    YanıtlaSil
  3. Uğultulu Tepeleri ben de storytel'den dinlerken içime fenalık geldi bu yılın başında. Oysa ortaokuldayken kısaltılmış versiyonunu pek severek okumuştum. filmi de o yüzden hiç çekmedi vallahi beni.
    sokak iyidir ya :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Omelas’ta yaşamak

Çok şükür